İlginç ve korkunç günler yaşıyoruz. İsrail tüm Dünya’nın gözü önünde Hamas’ın kontrolündeki Gazze’yi yerle bir etmeye, canlar yakmaya devam ediyor. Geçmiş yüz yılın başında faşizm’den ve de nasyonel sosyalizm’den müsdarip olan, yüz binlerce insanını toplama kamplarında kaybeden Yahudi toplumunun devleti olan İsrail’in geçtikleri acıları Filistinlerden çıkarmaya çalışması ve aynı düzeyde ırkçılık yapması, çok acı ve trajik bir durum. Uluslar arası toplumun ise olaya sessiz kalması başlı başına affedilemez bir yüzsüzlük ve / veya iki yüzlülük.
Tabi bu noktada, Türkiye toplumunun ikiyüzlülüğünden de bahsetmek elzem. Gürcistan’daki Rusya işgaline, Müslüman Arapların Sudan’da yaptığı katliamlara, ülke içindeki işkencelere, gayri – müslimlere yönelik şiddete ve ırkçılığa sessiz kalan Türkiye toplumunun Müslüman Filistin’e üst düzeyde destek verip, barış ve özgürlükten bahsetmesi, ardından sırf Yahudi diye veya sırf İsrail vatandaşı diye basketbolculara tepki vermesi ikiyüzlülüğün daniskasıdır. Barış ve özgürlükten bahsederken ne kadar da kendimize “Müslüman” olduğumuzun, ırkçılık ve ayrımcılık yapmaya ne kadar da yatkın ve hevesli olduğumuzun bir göstergesidir.
Unutmamalıyız ki, Hamas, roket atarlar ile İsrail’i vururken, İsrail’de bir sürü sivil insan bu saldırılar yüzünden hayatını kaybederken de sesimizi çıkarmamız gerekiyor. Şiddetin her türlüsü kimden geliyor oluyorsa olsun veya ne seviyede olursa olsun, insana ve insanlığımıza zarar verir. Şiddete şiddetle karşılık vermek, çözüm getirmez, aksine acıları artırır, insanların yüreğindeki dağlanmış yaraları tekrardan açar, şiddet taraftarı olanlar barış ve özgürlükten yana olamazlar. Ortada bir gerçek var ki, bu saldırılar Yahudi toplumuna da Filistinlilere de zarar veriyor. Şiddeti savunan Hamas ile ırkçılık yapan, ırkçılıktan güç alan İsrail kendi ekmeklerine yağ sürüyor, olan da insanlara – insanlığımıza oluyor.
Kim tarafından nasıl uygulanıyorsa uygulansın, şiddetin her türlüsünü ret etmeliyiz ve şiddet mağduru herkes, etnik kimliği ne olursa olsun ezilendir, desteklemeliyiz. Gürcistan’da, Abazya’da, Sudan’da Türkiye’de veyahut Filistin’de ezilen herkes, emperyalizmi ve faşizmi durdurmak, kapitalist çarkın ezen – ezilen ilişkisi üzerine kurulu olan çarklarına taş koymak için birleşmek zorundadır. Kim tarafından uygulanıyorsa uygulansın şiddet şiddettir ve mağduru da insandır, insanlıktır. Şiddeti durdurmak için, şiddetle mücadele için, şiddetin arkasındaki ideolojik açılımla mücadele etmek gerekmektedir. Bu ideolojik açılım da, insanları böl ve yönet mantığı ile ırk temelli, din temelli, ten rengi temelli ayrımcılığa – ötekileştirmeye iten kapitalist düzendir.
Devin Bahçeci
09 01 2009
Friday, January 9, 2009
Subscribe to:
Post Comments (Atom)

0 rüya tabiri:
Post a Comment